Asım us sokak, no:14 kızıltoprak / ist
Bütün çocukluğum, canım anneannemin yaşamayanın inanmayacağı
türden bir sevgiyle beni büyüttüğü o yer, üst sokaktaki okulumun ve mahallenin
tüm çocuklarının noel nenesi,çünkü çocuklar çok sevildiklerini çabuk
anlarlar,belki geçen yıl bu tarihlerde cenazesini ilkokul arkadaşlarımın
taşıması da bundan,insan sevildiğini hele güzel sevildiğini hiç unutmuyor.
Anneannem taşındıktan sonra evinin çocuk yuvası olması bana
sorarsanız karma =) başka bir şey olamazdı zaten, dün yuvanın sahibine de
aynısını söyledim.
Kızıltoprak’ın göbeğinde, bahçesinde armut, erik ,incir
ağaçları olan son evde büyüdüm ben deniz =)
Mevsimsiz doğan kedi yavrularını evin bahçesine toplamayı
adet edindim, bahçedeki karınca yuvasının ağzına her gün ekmek bırakmayı,mermer
girişli eski evin ekosunda en az bir saat şarkı söylemeyi, Kalamış’ta uğur
böceği uçurmayı,sevdiğim herkese papatya toplamayı,bisiklete binerken gül
bahçesinin içine dalmayı,sokağın köşesinde sosisli yemeyi,nur kebapta
döneri,okulun köşesindeki bakkaldan coco almayı adet edindim.
Herkesin resim yapabileceğini, ve eğer arkanızdan kağıt
kalemle dolaşan anneanneye sahip bir veletseniz şiir yazmak için okuma yazma bilmek
gerekmediğini öğrendim.
Üst komşunun kızını beni oyun oynarken itip düşürdüğü günün sonunda evinde rüya'nın giydiği şorttan istiyorum diye tepinip ağlarken duyduğumda,insanları kendiniz gibi bilmenin en büyük saflık olduğunu öğrendim, ben kıskanmıyorum,ben kötülük düşünmüyorum o neden düşünsün diye birşey olmadığını öğrendim, abisi dizime pansuman yapılırken ağladığında,bahçede çıkmayı beceremediğim tek ağaç olan armut ağacından bana hergün armut topladığında sevginin eylemlerde olduğunu,karşılık beklemeden yapıldığını öğrendim.
Sokakta oynamak yerine hergün evine gittiğim tekerlekli sandalyede ki yaşlı teyze yürüdüğünde bazen tek ihtiyacımız olanın birinin bize hadi yürü yapabilirsin demesi olduğunu öğrendim,inancın mucize getirdiğini öğrendim.
Üst komşunun kızını beni oyun oynarken itip düşürdüğü günün sonunda evinde rüya'nın giydiği şorttan istiyorum diye tepinip ağlarken duyduğumda,insanları kendiniz gibi bilmenin en büyük saflık olduğunu öğrendim, ben kıskanmıyorum,ben kötülük düşünmüyorum o neden düşünsün diye birşey olmadığını öğrendim, abisi dizime pansuman yapılırken ağladığında,bahçede çıkmayı beceremediğim tek ağaç olan armut ağacından bana hergün armut topladığında sevginin eylemlerde olduğunu,karşılık beklemeden yapıldığını öğrendim.
Sokakta oynamak yerine hergün evine gittiğim tekerlekli sandalyede ki yaşlı teyze yürüdüğünde bazen tek ihtiyacımız olanın birinin bize hadi yürü yapabilirsin demesi olduğunu öğrendim,inancın mucize getirdiğini öğrendim.
Çok zeki olduğum yanılgısıyla 5 yaşında beni okula başlatan
öğretmenlere teşekkür etmem gerek, zekamda bir fazlalık yok bence ama bu sayede
hayal gücümde oldu, 7 yaşlarla okuyup 5 yaşında olmak zordur, ama ben
yalnızlıktan hiç korkmadım, kafam hep hayallerimle doluydu. Şimdide aynıyım =)
Bayram sabahları sokakta neşeyle yoldan geçen ihtiyarlara
iyi bayramlar demeyi adet edindim başkalarını mutlu etmenin karşılığının ağız
tadı olduğunu öğrendim, ceplerim hep şeker doluydu benim.
İnsanların öldüğünü öğrendim, her gün önünden geçtiğim
pasajın girişinde çakmak dolduran dedeyi göremez olduğumda, hergün ona
gülümseyip sohbet etmiş olmasaydım bundan hayat boyu pişman olacağımı öğrendim,
öylece geçip gitmenin bana göre olmadığını öğrendim.
7 yaşında okul demirleri arasından tanımadığım bir kız
öğrenciyi çekeleyip kaçırmaya çalışan adamı çığlık atarak tekmeleyip kaçırdığım
zaman eyleme geçmenin yarattığı farkı öğrendim.
Ve daha bir sürü şey beni ben yapan.
şimdi insanın özünde hiç değişmediğini öğreniyorum, şimdi
bana bakıp o kız çocuğunu bilemeyen göremeyen insanların beni tanımadığını
biliyorum.