23 Mart 2012 Cuma

yusufçuk ve insan sevmeyen humanist


     Gerçek : böceklerin fotoğraflarını çekmeyi, insanların fotoğrafını çekmeye her zaman tercih ederim.
     Bu yusufçuk ( kızböceği ) fotoğraflarını çekebilmek için 35 derece sıcağın altında otların arasında yerlerde süründüm misal, tüm meselede gerçekte ne kadar güzel ne derece büyüleyici olduklarını yansıtabilmek, üzerlerinden akan insana geçen onlarca duyguyu resmedebilmek.
    O yüzden sürünmenin mutluluk vermesi.
     Ama insan resmetmek öylemi, tam tersi ne zaman karşınıza poz vermek için biri gelse, yapmanız istenen yüzde 90 ihtimalle olduğundan daha güzel görünmesini sağlamak, ve duygusuz ifadesiz yüzüne ve hatta varlığına mana yükleyecek bir açı bulmak.
    İşte bü yüzdendir ki doğada sürünmeyi her zaman tercih ederim, gördüğümden uğraştığımdan bana geçen duygu ve emeğimin karşılığında aldığım şey benim ruhumu dinlendiriyor çünkü.

     Tabii bunlar şehrin, üzerinde kendine ait hiçbir duygusu ve ifadesi kalmamış kadınları ve facebookta daha çok kız tavlayabilmek için yakışıklı profil fotosu peşine düşmüş erkekleri için geçerli =)
     Antalya civarında Allahın unuttuğu bir kanyonun dibinde sandalcılık yapan elektriksiz televizyonsuz bir hayat süren karı kocanın taş evine misafir olup onların fotoğrafını çekmek misal eğlenceliydi, lakin normalde sürekli gülerek konuşan teyzem foto çektiğimi her fark ettiğinde eksik dişleri görünmesin diye ağzını kapattığından tek bir poz için bin kare çekmek zorunda kalmak başka bir hikaye =)
     Öyle yada böyle böceklerin verdiği huzuru insandan alamamak tamamen benim sorunum.
     ben başka birşey yazdım başka birşey anlattım... herkes ne anladıysa artık fotoğraf gibi yani ..=)

    İnsan sevmeyen humanist peri rüya Baykal.