15 Mart 2019 Cuma

sınırdaki ip

Yüreğinizde ki acı o kadar dayanılmaz oldu da, elinizi göğüs kafesinize sokup kalbinizi söküp yola öyle devam etmek istediniz mi hiç ?

Kendinizi merserize kazaktan sarkan ip misali, biraz çekilse sökülüp gidecek kadar sınırda hissettiniz mi ?

Söküp atmak istediğiniz yürek
Sökülüp gitmek istediğiniz zamanlar...

Birini tutup, diğerini dikmek, hayatta ki en gerçek şey.
En saf, en temel, en insan şey...

Gerçek olabilmek, insan olabilmek.

Emzikle avunan bebek gibi yaşamaktansa büyümek gerçek olacak kadar, sevilmekten çok sevebilmeyi dileyecek kadar büyütmek kalbini, gözlerini başkalarının acılarını görebilecek kadar büyütmek, parmağını sıyırıp yaygara tutturmaktan geçip, büyük acıların sessizliğini fark etmek, vazgeçmek istemediğiniz insanlar sizsiz nefes alırken, onlar hayatta değillermiş gibi yapabilmek, canınızın bir parçasını toprağa verip, ardından yediğiniz ilk yemeğin anlamsızlığında dünyanın yalanlığını düşünürken vicdanen rahat olabilmek, kimsenin altında kalmak istemeyeceği yüklerle dolu bir kadere gönüllü olmak gerektiğinde insanların hayatınıza özenmesini istemenin çocukluğundan, özenilecek kadar insan olmanın zarifliğine aymak, büyümek...

Biraz avuntuya, bir avuç kalabalığa, rahata, gibi gibi yapmaya, zaman zaman hava atmaya ruhunu satmamak...

Zaman gelip de duygularınız sizi boğar, hiç bir şey hissedemeyecek kadar uyuşursanız, teslim olmayın manasızlığa, sabredin gerçek, doğru renklerinizi yeniden görmek için.

Sağ çıkma ihtimaliniz olmayan yaşamda başka türlüsüne değer mi ?